Göğüs Hastalıkları


Astım

Astım; havayollarının kronik, tıkayıcı ve inflamatuvar bir hastalığıdır.  Bronş aşırı duyarlılığına bağlı olarak, özellikle geceyarısı veya sabaha karşı hırıltılı/hışıltılı solunum, nefes darlığı, göğüste sıkışıklık ve öksürük nöbetleri gözlenir. Bu ataklar genellikle değişen derecede havayolu daralması  ile birlikte olup, sıklıkla tedaviyle veya kendiliğinden düzelmektedir. Hastalık kişiden  kişiye değişiklik gösterir.

Astım uygun bir tedavi ile kontrol altına alınabilir. Astımın kontrol altında olduğunun en iyi klinik göstergesi, az sayıda alevlenme veya atak yaşanmasıdır.

Astım gelişiminde, kişisel (genetik, obesite, cinsiyet) ve çevresel faktörler (allerjenler, enfeksiyonlar, mesleki duyarlaştırıcılar, sigara, ev içi ve ev dışı hava kirliliği) etkileşerek hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Astımın ortaya çıkmasında etkili risk faktörlerinin başında genetik faktörler gelir. Astım alevlenmesine yol açan faktörler ise genellikle çevresel olanlardır. Genlerin hem kendi aralarında, hem de çevresel faktörler ile etkileşerek bireyin astıma eğilimini artırdıkları düşünülmektedir.

Kişisel Etkenler:

Genetik:

Atopi

Bronş aşırı duyarlılığı

Cinsiyet

Obezite

Çevresel Etkenler:

Allerjenler

İç ortam: Eviçi akarları, ev hayvanları (kedi,

köpek), hamamböceği ve küf mantarları

Dış ortam: Polenler ve küf mantarları

İnfeksiyonlar: Özellikle viral etkenler

Mesleki duyarlılaştırıcılar

Sigara: Hem aktif hem de pasif sigara içimi

Hava kirliliği: İç ve dış ortam hava kirliliği

Diyet

ASTIM VE SİGARA ARASINDAKİ İLİŞKİ

Sigara kullanımı ve/veya dumanına maruziyet, astımlılarda akciğer fonksiyonlarındaki bozulmanın şiddetlenmesi, astım semptomları ve ağırlığında artışa yol açmaktadır. Bundan başka, tütün dumanı inhale tedavi ve sistemik steroidlerin etkilerinin azalması ve astım kontrolünün zorlaşmasına neden olmaktadır. Gerek anne karnında, gerekse de bebeklik döneminde tütün dumanına maruziyet, erken çocukluk döneminde astım benzeri semptomlar dahil, bir dizi zarara yol açmaktadır. Yine de annenin sigara içiminin bebeğin akciğer gelişimini olumsuz etkilediği ve anneleri sigara içen bebeklerin, hayatlarının ilk yılında vizing geçirme olasılıklarının 4 kat arttığı bildirilmektedir

Astım tanısında anamnez (hastanın şikayetlerinin sorgulanması) çok önemlidir. Anamnezde nöbetler halinde gelen nefes darlığı, hırıltılı- hışıltılı solunum, öksürük ve göğüste baskı hissi gibi semptomların varlığı ile tanı konabilir. Tanısal testlerin pozitif olması tanıyı destekler.

• Hasta atak geçirmediği bir dönemdeyse  fizik muayene bulgusu yoktur. Solunum sistemi muayenesinin normal olması tanıyı dışlamaz..

• Solunum fonksiyon testleri hava yolu darlığının derecesinin, hava akımı kısıtlamasındaki geri dönüşümün ve değişkenliğinin saptanmasına yardımcı olur. Solunum fonksiyon testlerinin normal olması astım tanısını dışlamaz.

• Solunum fonksiyonları normal ama astım ile uyumlu semptomu olan bireylerde hava yolu duyarlılığı- nın ölçülmesi tanıyı doğrulamaya yardımcı olabilir.

• Allerjinin değerlendirilmesi, bireysel olarak astım semptomlarına neden olan risk faktörlerinin ayırt edilmesine yardımcı olabilir.

• Astım ağırlığı zaman içinde değişebilir ve ağırlık dışında tedaviye verilen yanıt da önemlidir

• Günümüzde hakim olan eğilim astımın kontrol düzeyine göre sınıflandırılmasıdır.

• Astımın klinik kontrol tanımı şu şekildedir:

- Gündüz semptomu (nefes darlığı, hırıltılı solunum ya da öksürük gibi) olmaması (haftada 2 veya

daha az)

- Egzersizde dahil olmak üzere aktivite kısıtlanması bulunmaması

- Astım nedeniyle gece semptomlarının veya uyanmalarının olmaması

- Kurtarıcı ilaç kullanım gereksiniminin bulunmaması (haftada 2 veya daha az)

- Normal veya normale yakın solunum fonksiyonları bulunması

• Atak olmaması

ASTIM TEDAVİSİ

Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar kontrol edici ve rahatlatıcı (semptom giderici) ilaçlar olarak ikiye ayrılır. Kontrol edici ilaçlar, çoğu zaman antiinflamatuvar etkileri sayesinde astımın kontrol altında tutulmasını sağlayan, her gün ve uzun süre kullanılan ilaçlardır. Rahatlatıcı ilaçlar ise hızlı etki ederek bronşlardaki daralmayı geri döndüren, semptomları gideren ve gerektiğinde kullanılan ilaçlardır.

• Astım tedavisi, solunum yoluyla, oral veya parenteral olarak uygulanabilmektedir. İnhaler tedavinin başlıca avantajı, düşük sistemik yan etki riskiyle, ilaçların doğrudan hava yollarına verilmesini ve bu bölgelerde daha yüksek lokal konsantrasyonlara ulaşabilmesini sağlamasıdır.

• İnhaler steroidler günümüzde mevcut en etkili kontrol edici ilaçlardır.

• Hızlı etkili inhaler beta2-agonistler bronkokonstriksiyonun giderilmesi ve egzersize bağlı bronkokonstriksiyonun önlenmesi için seçilecek ilaçlardır.

• Rahatlatıcı ilaç kullanımının artması ve her gün kullanım gereksiniminin olması, astımın kontrolsüz olduğuna ilişkin bir uyarıdır ve tedavinin yeniden değerlendirilmesini gerektirir.